19 Ekim 2013 Cumartesi

AYLA



    Bayramın üçüncü günü öğlene doğru kapı çalındı. Açığımda büyük oğlum kapıdaydı. Onun yüzünden her halini okuyabilirim. Ayaküstü usulen yapılan bir-iki cümlelik sıradan konuşmadan sonra, direk sordum. Ne oldu, çabuk söyle… Biraz kem-küm etti, Ayla Teyzeden haberin var mı ? dedi. Bir şey olmuştu ama ne?...En kötüsünü aklıma bile getirmek istemiyordum. Hemen gurup arkadaşlarımızdan birini, aradım. Maalesef duymak istemediğimi o da teyit etti… Ayla’yı kaybetmiştik. İnanamadım…Facebook duvarımda paylaşamadım akşama kadar.. Şakadır, değildir, ayıp olur diye… Başka arkadaşlardan da telefonlar, mesajlar gelmeye başlayınca işin şaka kaldırır tarafı olmadığını kabul etmek zorunda kaldım…

    Üzgünüm, hem de çok üzgünüm…Genç bir insana yazık oldu, sevgili eşi Orhan Beye yazık oldu, çocukları Erhan ve Anıl’ a yazık oldu… İmrenilecek bir aile kurmuştu benim dostum… Her şey yoluna girmişti… Yeni emekli olmuştu, çocuklar okullarını, askerliklerini  bitirmiş, işlerini tutmuşlardı…

    Gerçeklerin soğuk yüzüyle çok kere karşılaşmıştım, bu da onlardan biriydi işte…

    Sağanak yağmur altında dostumu son yolculuğuna uğurladık…

    Aceleyle kılınan namaz ve  okunun kısa bir dua…

    Ebette iyi bilirdik dostumu, elbette hakkım sonuna kadar helal olsun.

4 yorum:

  1. Başınız sağ olsun Gülçin hanım! Allah'tan rahmet, sizlere de sabır diliyorum...

    YanıtlaSil
  2. Allah rahmet eylesin.. Allah geride kalanlara sabır versin.

    YanıtlaSil
  3. Başınız sağolsun.Rabbim sabır ihsan etsin :((

    YanıtlaSil