dostluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dostluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Aralık 2013 Salı

2013' E AİT KISA BİR MUHASEBE



            Yılın bu son günlerinde muhasebe hesaplarını denkleştirmeyi hedefleyen işletmeler gibiyim. Biriktirdiğim işleri bitirmeye çalışıyorum. İki günden beri  buradaki fazla mesaide bunun için. En azından, Gülizarın Oyuncaklarının tarihindeki son bir aylık boşluk dolduruldu. Ufak tefek hedeflerde tutturuldu… Gerisi Allah Kerim…
 
             2013 nasıl geçti diye düşündüm… Farkına vardım ki oldukça iyi… Kendi sağlığım ve sevdiklerimin sağlıkları (ufak-tefek şeyler dışında ) yerinde. Elim ayağım tutuyor, aklım fikrim yerinde, üretebiliyorum, sevebiliyorum… Eşim ve çocuklarım iyi durumdalar, yakınlarımdalar…Evimde huzur , mutluluk, bereket eksik değil…Ailemde güzel gelişmeler oldu bu sene. Bebeklerimiz doğdu ( Zeynep’ in Ada’ sı, Burcu’ nun Burçe’ si, Gamze’ nin Muhammet Ensar’ ı) evlenenler oldu gençlerden ( Burak-Ece , Gözde-İsa).Bunlar hepsi çok güzel. Önce bana bütün verilenler için şükrediyorum, teşekkür ediyorum.
.
.            Ülkemin geçirdiği 2013 benimki gibi değil. Kötü, eşitliksiz, sıkıcı, huzursuz edici falan… Bir              kere Gezi Olaylarını unutmuyorum. Yapılan haksızlıkları, yolsuzlukları, yanlı tavırları, dışlamaları, biber gazının  tadını , destan yazan polisleri, bu polislere gençlere acımasızca davrandıkları için takdir amacıyla ulufe dağıtır gibi ikramiye dağıtılmasını, işten el çektirilen polisleri, savcıları, karmakarışık davaları, ne olduğunu anlamadığım uzun tutuklulukları ve ansızın oluveren tahliyeleri, okyanus ötesindeki hoca efendinin varlığını, kötü dileklerini, dış mihrakları, faiz lobisini, ayakkabı kutularını unutmuyorum. Bunlar da güzel Ülkemin yaşadığı 2013…Üzgünüm…
              Yeni yıl dileklerime gelince,
              Dileklerim bütün çalışan, üreten, emekçi ve iyi insanlar için… Kötülerin ıslahını yine yarada bırakıyorum. Sağlık ve huzur her işin başı. Biraz da para fena olmaz yani.
              Hedeflerin tuttuğu mutlu bir yıl olsun 2014.
                        

27 Kasım 2013 Çarşamba

ESER' İN KATILDIĞI KIRKYAMA SERGİ AÇILIŞI




         Üç çocukluk arkadaşıyız biz aslında. Eser, Eribe ve ben. Okul  yılları boyunca kimi birinle, kimi diğerinle aynı sıraları paylaştık. Eribe,  Tekirdağ Malkara’ ya yerleşti evlendikten sonra. Eser ise üniversiteyi okuduğu Bursa’ da kaldı evlenince. Hepimiz evlendik, çocuklarımız oldu, emekli olduk. Çocukları büyütme ve çalışma dönemlerimizde seyrekleşen görüşmelerimiz emeklilikle eski düzenine girdi
.


         Bayramda görüştüğümüzde Eser haber vermişti katıldığı kırk yama kursunun sergisi olduğunu. Geçen haftaki telefon görüşmemizde davetini yeniledi. Önce biraz gözümde büyüdü yollar… Sonra Eser’ i ve eserlerini görme fikri baskın geldi. Eribe, ben ve eşlerimiz birlikte yola çıktık.  Son birkaç haftadır bahardan kalma günler yaşıyoruz ya… Ona güvendik. Bir yağmur, göz gözü görmüyor… Her şeyi göze alıp yola çıkmışız bir kere caymak yok. Zamanında ulaştık Bursa’ ya. Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu Salonunda sergi. Sevgili arkadaşım Eser’ inde aralarında olduğu Sayın Berrin KIZANLIKLI gurubunun oluşturduğu on üç maharetli hanımın ürettiklerini görmekten son  derece mutlu oldum. Aman ne emek, ne emek… Anlatamam… Paha biçilmez, ederi olmayan eserler. Uzun uzun inceledim, gözlerime hapsettim gördüğüm güzellikleri… Sevgili Eser’ i, Berrin Hanımı ve bütün emek verenleri kutluyorum.
 
       
         



         Tabi gece bizim için bitmedi… Eser’ in her işe yatkın elleriyle hazırladığı güzel yemeklerle donanmış nefis  bir sofra başında buluştuk. Uzun sohbetlerle yenen güzel yemekler , sonundaki nefis tatlı, eşi İbrahim Bey’ in hazırladığı çay servisi… Hepsi, derlendi toplandı gerektikçe anılmak üzere çekmecelerin derin bir köşesinde biriktirilen ‘’acil zamanlarda kullan’’ zarfına kaldırıldı…

          Aslında sonrası daha eğlenceli tabi...Beylerin uykusu gelip yatınca...Biz üç kafadar öğrencilik yıllarımıza geri döndük...
   
          Hepimiz ayni yaşta olmamıza rağmen, bize annelik yapan Eser' cim, sevgili arkadaşım...Sabahleyin yine annelerimiz gibi mis gibi demlenmiş çay, nefis kahvaltı sofrası başında güler yüzü ile bizi bekliyordu....

        Bütün ayrılıklar gibi ayrılmak elbette zor oldu.En kısa zamanda görüşmek dileği ile Eser...



 





SAYIN SERPİL ÇİLİNGİR' İN GEÇMİŞTEN GELEN İZLER İSİMLİ ESERİ






              Sayın Necla SEKERCİOĞLU' NUN 1944 TANE ALTIGEN MOTİFLE YAPTIĞI
                                          
                                                ATATÜRK PORTRESİ




SEVGİLİ ARKADAŞIM ESER YÜKSEL SERGİ TABELASI ÖNÜNDE


       Biz üç kafadar, üç çocukluk arkadaşı, üç yoldaş...Eser - Eribe - Gülçin


Bu da sabah kahvaltımız.Eserin eşi İbrahim Bey işe gittiği için, İlhan da fotoğrafı çektiği için yoklar.





22 Nisan 2013 Pazartesi

TEŞEKKÜRLER SAYIN HÜSEYİN EROL, MEHMET YILDIZHAN VE DİĞER BÜTÜN DOSTLAR...





       Geçen hafta , 20 Nisan cumartesi günü şahane bir şey yaşadım. Çok mutlu oldum, yaşadığım şehre ait olduğumu hissettim,  değişik sebeplerle bu güne kadar görüşemediğim , benimle anılarını paylaşan dostlarımı buldum.Benim çocukluğumu bilen büyüklerimle tanıştım, baba yadigarı dostların çocukları ile görüşüp eski anıları birlikte konuştuk.Velhasıl sanki köklerime kavuştum.
……

            Toplantımız İstiklal Marşı okunarak başladı.

      

      Her şey bundan dört beş ay önce bir dostun beni facebookta ‘’ İZMİTİZ’’  isimli guruba eklemesi
 ile başladı. Ben de İzmit’ te doğmuş büyümüş ve çeşitli sebeplerle il ve  yurt dışında yaşayan  akrabalarımı ekledim. Çok fazla zaman ayıramadığım bu mecra artık hepimizin uğrak yeri oldu.Yurt dışında kiler, il dışında kiler, şehrin öteki ucunda kiler ya da  yanı başındakiler…Yeni tanıdıklar, eski bildikler, ana-baba dostları, ilk okul, orta okul, lise arkadaşları, birlikte çalıştığımız iş arkadaşları, mahalle komşuları….Şehir yaşamının karmaşası içinde birbirimizden koptuğumuz can dostlardan  bu sayede haberdar olduk. Hepimiz anılarımıza ait resimleri, yaşanmışlıkları samimi duygularla paylaştık.Gurubumuzun kapak sayfasında her gün  gurup yöneticimiz Hüseyin EROL Bey’ in seçtiği bir resim paylaşılıyor.Bir gün baktım, annem,babam, bir yaş büyük erkek kardeşim ve benim kundaklı bir resmim kapak resmi olmuş.O anki duygularımı anlatamam…


    
       Bir müddet önce bu dostların şehrimizin Kertil Tekke Meyda’ nında 
 buluşması kararlaştırıldı. Aynı yerde oturan gurup üyelerimizden Mehmet YILDIZHAN’ ın ev sahipliğini yaptığı bu buluşmaya eşimle beraber gittik. İlk defa yapılan bir organizasyon ama her şey olması gerektiği gibi düşünülmüş. Alan girişine bir masa hazırlanmış, masada gurup üyelerinin ad-soyadları iri punto ile yazılmış.Alıp göğsüne yapıştırıyorsun.Tamam. Kim kimmiş tanıyorsun. Koca şehirde elbette hepimiz bir birimizi tanımıyoruz. Ama en azından  İZMİTİM  gurubu sayesinde isim aşinalığı  oldu.Yönetim komitesi bu masa yakınlarında gelenleri sanki kendi cemiyetine gelmiş gibi karşılıyor, rahat etmesini sağlıyor.

    Hüseyin EROL Bey’ in ve Mehmet YILDIZHAN Bey’ in yaptığı kısacık tanıtım konuşmasını nefis müzikler izledi.Yanımdaki dostlarla kendimizi kaptırdık müziğe, şarkılara katıldık.

    Şehrimizi temsil eden yiyecek ikramları sıcacık çaylar eşliğinde yapıldı.Mis kokulu simitlerimizi, meşhur yağlı halkalarımızı,çöreklerimizi, pişmaniyemizi neşeli sohbetlerle afiyetle yedik. Resimler çekildi, anılar canlandı, büyüklerin elleri öpüldü, küçüklerin ne kadar büyüdükleri fark edildi…

     Kendi adıma konuşuyorum, ilk defa bu şehre bir aidiyet hissettim. Hemşehrilik ne demekmiş gördüm.Başka bir ilde doğmuş büyümüş eşimin yanında kendimi baba evinde olduğumu  düşündüm, ne çok akrabam var diye mutlu oldum. Kocaman bir ailem olduğunu kabul ediyorum artık. Ve benimde bu ailede yerim ve görevlerim var. Görevlerimin hepsine seve seve  razıyım, takip etmeliyim ki görevlerimi  yerine getirebileyim.

     Bana bu güzel duyguları yaşatan dostlar, siz sağ olun. Ve hep beraber sağ ve sağlıklı yaşayalım.