yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2013 Perşembe

KUZEN ŞEHZAT' IN YENİ MEKANI - DİLA'RES EV YEMEKLERİ

           Bu gün size  temiz, leziz ev yemekleri bulabileceğiniz güzel, sevimli, bir yerden bahsedeceğim.Benim anne ailem boşnak.Genellikle iş alanları yemekçilik, iyi yemeği bilen insanlar.Yemek yemeği de yapmayı da, yemek malzemesi seçmeyi de iyi bilirler.Annemin beş erkek kardeşinden biri olan Recai Dayımın oğlu Şehzat yeni bir mekanı işletmeye başladı.Şehzat zaten çok sempatik, konuşkan, çalışkan , insani ilişkileri sağlam bir gençtir.
          Bu gün yeni yerini görmeye , hayırlı olsun demeye gittim.Yolda sıcaktan sanki eridim...Ama mekanın küçücük yan bahçesi püfür püfür esiyordu.Sanki çöldeki vaha gibi. Şehrin içinde yeşillikler içinde yemek yeme keyfi...Şehzat' ın kullanılan her malzemenin  kalitelisini titizlikle seçtiğini biliyorum. Ayak üstü yenen geçiştirme yemekler yerine annenizin yaptığı ev yemekleri kadar  lezzetli ve temiz yemek isterseniz bir öğlen uğrayın. Şimdilik sadece hafta içi ve öğle yemeği çıkıyor. Ama Şehzat akşam üstü saatlerinde ızgara boşnak köftesi ve çöp şiş hazırlığında.Haber vermesi benden...
          Ay  neredeyse adresini yazmayı unutuyordum...Dur unutmadan yazayım.Perşembe Pazarından İzmit' e doğru giderken ana cadde tarafında Denizbank' ın bitişiği.









         

16 Kasım 2012 Cuma

YEMEKLER KAVANOZLARA



       Babaannem çok gün görmüş bir kadındı.Bu  gün bile bazı sözleri hala  kulağımdadır. Bu dünyadan göçtüğünde l5-l6 yaşlarındaydım.Çok şey öğrendim ondan. Annelerin evlatlarına sevgileri söz konusu olduğunda ‘’ köpekler ana olmasın’’ derdi, hayvanların bile yavrularına ne kadar sevgi dolu olduklarını anlatmak için. Şimdi beni  bir yerlerden duyuyor ve görüyorsa ,sevgi dolu bakışları ile belli belirsiz tebessüm edip ‘’ kadın kızım benim’’ diyordur eminim.Böyle kendine has sevgi cümleleri ile severdi beni.Gözlerinde daima altın sarısı metal küçük yuvarlak gözlükleri, başında beyaz tülbendi, ayaklarında deri mestleri, ağzında ağızlıklı birinci sigarası, önünde soğuk-sıcak fark etmez kahvesi, sırtında iç tarafına kilitli iğneler takılmış (acil durumlarda kullanılmak üzere ) iki yelek (sıcak olunca biri çıkarılmak üzere) yanında mutlaka elişi ve çok keyifli ise dilinde hep hasret türküleri olan minicik bir kadın.Canım benim, mekanın cennet olsun...Çok özlemişim demekki…Ben bunları yazmayacaktım aslında….
       
        Benim delikanlılar için yaptıklarımı anlatacaktın, nerelere daldım...
        
        Bak şimdi seninde öğrenci, bekar  veya çok çalıştığı için her zaman yemek yapmaya fırsatı olmayan bir insanın varsa bu anlatacaklarım işine yarayabilir. İşin esası , pişirdiğin yiyeceği sıcakken kavanoza doldurup ağzını sıkıca kapatıp ters çeviriyorum.Ayni yazın domateslere yaptığımız işlem esasına dayanıyor. Sadece bu kavanozları buzdolabında tutuyorum. Yerken kapağını açıp –ısıtılması gerekenler yani etliler v.s. ısıtılıp- hemen kullana bilinir.Örneğin ben bu sefer barbunya , şakşuka , etli mantar sote yaptım, kavanozlarda hazırlar.Benimkiler üç kişi oldukları için yarım kiloluk cam kavanoz onlara bir öğünlük yemek oluyor.Daha küçük kavanozlar da var, gerekirse onları da kullanabilirsin.Şimdi bu hafta aşure yapacağım, onların hakkı kavanoza ayrılacak.



      Aslında genç adamlar kendi işlerini görebilirler, benimki sadece analık duygusu tatmini gibi.Ama bundan önce yaptıklarımı afiyetle yemişler.Ben ve onlar bıkıncaya kadar …