30 Aralık 2013 Pazartesi

BU WORKSHOP KONUSU : YENİ YIL ÇELENGİ

                                                                                                                            




                         Gelen talepler  üzerine Atölye Terapi’ de yılbaşı çelengi wokshop yapmaya karar verildi. 

                         Yine gerekli malzemeler belirlendi. Ana malzeme çelengin kendisini bulamadık. Hazır İstanbulda iken Eminönüne geçtim , Mercan yokuşunu talan ettim. Aradığımı buldum. Sonra Arzu Hanımla beraber süslemelerde kullanacağımız şekilleri belirledik. Keçeler, kumaşlar, kurdeleler hepsinin renkleri belirlendi. Evde gerekli olan ön çalışmalar yapıldı.Ve 24 Aralık 2013 Salı günü yılbaşı çelengi workshop yapıldı. Yine eğlenceli ve güzel geçti zaman. En erken bitiren Begüm’ ü şakacıktan sınıf birincisi seçtik.


























İSTANBUL ROBERT KOLLEJ YILBAŞI KERMESİ

                                                                           17 Aralık 2013
                                                                            İstanbul,

          Epey önce Sevgili Arzu Hanım bir mesaj atmıştı '' çok  çalışmalıyız Gülçin Hanım, yoğun bir dönem var önümüzde'' diye.Aynen de öğle oldu.17 Aralık 2013 Salı günü İstanbul Robert Kolejde Okul Aile Birliğinin düzenlediği ,yeni yıl  hediyelik eşya kermesine Gülizarın Oyuncakları' da Atölye Terapi vesilesi ile katıldı buraya.


          Bir gün önceden gitmiştik İstanbul' a. Sabah erkenden buluşmak için sözleşmiştik Arzu Hanımla. Köprüyü geçerken radyodaki haberlerden duyduk yapılan yolsuzluk operasyonu haberini. Çok üstünde duramadık kendi yoğunluğumuzdanç. Akşam eve geldiğimizde anladık durumu... Meğer güzel ülkem ne hallere gelmiş. Artık aklım almıyor, takip falan edemiyorum. Kimin ne için ne beyanat verdiği anlaşılır gibi değil. Anladığım en somut şey ; önemli, hem de çok önemli miktar paranın bakanların yakınlarının evinden çıkmış olması. Nasıl izah edilecek, ne anlatılacak , bu sefer nasıl uyutulmaya çalışacağız acaba...?
         Kendi gündemime dönecek olursak, Arzu Hanım sayesinde farklı bir ortam da bulundum, kendi adıma güzel deneyimler edindim. Sonra da o güzel ve tarihi binayı gezdim. Ormanın içinde, boğaz kıyısında , İstanbul' un keşmekeşinin dışında mutena bir yer. Derin derin soluyarak Boğaz havasını içime çektim, yürüdüm, fotoğraf çektim.
         Her şey çok güzeldi, eve gelip haberleri dinleyip konuyu anlayıncaya kadar.









GÜLİZARIN OYUNCAKLARININ YAZILMAMIŞ BİR AYLIK TARİHİ





      ATÖLYE TERAPİ- 14 Aralık 2013 Cumartesi
                                      Kurabiye Adam Evi Workshop


        Yazı yazmayalı ne çok olmuş…Burada bir şekilde benim ve Gülizarın Oyuncakları’ nın tarihi yazıldığına göre atlamadan anlatmalıyım bir aydır olup biteni.

       Aralık ayı içine iki workshop, bir TV Programı, iki sergi satışı , bir de yeni yıl eğlencesi sığdırmışım. Ayrıca gelen siparişler cabası. Biraz fazla yoğun olmuş…

              14 Aralık 2013 Cumartesi günü; keçeden, çatısı açıldığında ayni zamanda  peçetelik olan kurabiye adam evi  ve  ekmek sepeti wokshop yaptık Atölye Terapi’ de. Aldığım notlara  göre dört günlük emek yoğun bir ön hazırlık yapmışım. Malzemelerin tespiti, temini ve hazırlanması…Gerisi, Atölye’ de geçen eğlenceli zamanlar…Sohpet eşliğinde  çaylar, kahveler, güzel yemekler için molalar…Bir bakmışsın akşam olmuş ve herkes işini bitirmiş. Bir işi daha yüz akı  ile bitirmenin huzuru…













 

27 Kasım 2013 Çarşamba

ESER' İN KATILDIĞI KIRKYAMA SERGİ AÇILIŞI




         Üç çocukluk arkadaşıyız biz aslında. Eser, Eribe ve ben. Okul  yılları boyunca kimi birinle, kimi diğerinle aynı sıraları paylaştık. Eribe,  Tekirdağ Malkara’ ya yerleşti evlendikten sonra. Eser ise üniversiteyi okuduğu Bursa’ da kaldı evlenince. Hepimiz evlendik, çocuklarımız oldu, emekli olduk. Çocukları büyütme ve çalışma dönemlerimizde seyrekleşen görüşmelerimiz emeklilikle eski düzenine girdi
.


         Bayramda görüştüğümüzde Eser haber vermişti katıldığı kırk yama kursunun sergisi olduğunu. Geçen haftaki telefon görüşmemizde davetini yeniledi. Önce biraz gözümde büyüdü yollar… Sonra Eser’ i ve eserlerini görme fikri baskın geldi. Eribe, ben ve eşlerimiz birlikte yola çıktık.  Son birkaç haftadır bahardan kalma günler yaşıyoruz ya… Ona güvendik. Bir yağmur, göz gözü görmüyor… Her şeyi göze alıp yola çıkmışız bir kere caymak yok. Zamanında ulaştık Bursa’ ya. Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu Salonunda sergi. Sevgili arkadaşım Eser’ inde aralarında olduğu Sayın Berrin KIZANLIKLI gurubunun oluşturduğu on üç maharetli hanımın ürettiklerini görmekten son  derece mutlu oldum. Aman ne emek, ne emek… Anlatamam… Paha biçilmez, ederi olmayan eserler. Uzun uzun inceledim, gözlerime hapsettim gördüğüm güzellikleri… Sevgili Eser’ i, Berrin Hanımı ve bütün emek verenleri kutluyorum.
 
       
         



         Tabi gece bizim için bitmedi… Eser’ in her işe yatkın elleriyle hazırladığı güzel yemeklerle donanmış nefis  bir sofra başında buluştuk. Uzun sohbetlerle yenen güzel yemekler , sonundaki nefis tatlı, eşi İbrahim Bey’ in hazırladığı çay servisi… Hepsi, derlendi toplandı gerektikçe anılmak üzere çekmecelerin derin bir köşesinde biriktirilen ‘’acil zamanlarda kullan’’ zarfına kaldırıldı…

          Aslında sonrası daha eğlenceli tabi...Beylerin uykusu gelip yatınca...Biz üç kafadar öğrencilik yıllarımıza geri döndük...
   
          Hepimiz ayni yaşta olmamıza rağmen, bize annelik yapan Eser' cim, sevgili arkadaşım...Sabahleyin yine annelerimiz gibi mis gibi demlenmiş çay, nefis kahvaltı sofrası başında güler yüzü ile bizi bekliyordu....

        Bütün ayrılıklar gibi ayrılmak elbette zor oldu.En kısa zamanda görüşmek dileği ile Eser...



 





SAYIN SERPİL ÇİLİNGİR' İN GEÇMİŞTEN GELEN İZLER İSİMLİ ESERİ






              Sayın Necla SEKERCİOĞLU' NUN 1944 TANE ALTIGEN MOTİFLE YAPTIĞI
                                          
                                                ATATÜRK PORTRESİ




SEVGİLİ ARKADAŞIM ESER YÜKSEL SERGİ TABELASI ÖNÜNDE


       Biz üç kafadar, üç çocukluk arkadaşı, üç yoldaş...Eser - Eribe - Gülçin


Bu da sabah kahvaltımız.Eserin eşi İbrahim Bey işe gittiği için, İlhan da fotoğrafı çektiği için yoklar.