biber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
biber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2013 Pazar

BAHÇE HASADI




           Hayatta her şey bir düzen içinde devam ediyor. Başlangıçlar bitişleri, bitişler başlangıçları kovalayıp gidiyor. 
          
           Yaz başında büyük bir zevkle ektiğimiz sebze-meyve fideleri işlevlerini bitirdiler. Domatesler, biber ve salatalıklar, patlıcanlar ''artık biz bittik, bizden medet umma '' der gibiydiler. Ben de anladım hallerinden. Bahçe giysilerini, eldivenlerini ve yağmurluğumu sıkıca giyinip çıktım bahçeye. Sanki evin içini temizler gibi sebze bahçesini temizliğe giriştim… Önce kalan son sebzeleri topladım. Sonra sebze verdikleri zaman destek olsun diye toprağa dikilen sopaları çıkardım, bir kenara dizdim.  Daha sonra kuruyan sebze köklerini topraktan çıkardım, üstlerindeki toprakları silkeledim. Yerde kalan fazla otları topladım, yağmurlardan sonra onlarda bir artmış ki…Bir toprağın tozunu almadığım (!) kaldı , o derece yani…Şimdi sebze bahçesinde sadece fasulyeler ve biberler var. Hele fasulyelerin üstleri bayram yeri gibi, kıyamadım kopartmaya. Bunca soğuktan sonra tekrar verecekler mi merak ediyorum.

           Sıra geldi hasadın değerlendirilmesine…. Bütün toplananlar titizlikle  bir-iki kere yıkandı önce. Ben sebze bahçesi ile uğraşırken yol arkadaşım eşim,  narları, elmaları, kestaneleri ve kalan cevizleri toplamıştı. Aslında ben  bu işlerle uğraşmayı çok seviyorum. Ama mutfaklar küçük, acilen ortalığın toplanması lazım. İşte bu sebepten dolayı yol arkadaşımla iş bölümü yaptık. Meyvelerle o, sebzelerle ben uğraşacaktık. O çatlayan narları , ben de fasulyeleri ayıklamaya koyulduk. Bir taraftan yeşil domates , fasulyelerin bir kısmı ve biberlerle turşu kuruldu, bir taraftan fasulyeler rendelenen kırmızı domateslerle biraz kavrulup dondurucu konmak üzere hazırlandı…

           Aaaa, çok yoruldum ve bahçede de biraz üşüttüm sanki. Bu gün mıyışık kediler gibi battaniyenin altından çıkmak istemiyorum. Arada bir yorgunluğumu unutmak için gidip turşulara falan bakıyorum yaptığınla övünen çocuklar gibi …
                                                                                    

  
  

  


 















         










Şimdi temizleyip tozunu bile aldığım (!) bahçeme kışlık bir şeyler ekmeyi düşünüyorum. Ya nasip…



28 Eylül 2012 Cuma




                 ‘’İçime bir hüzün doluyor, yine sensiz yine sensiz sabah oluyor, geçiyor  aylar geçiyor mevsimler, yine sensiz yine sensiz sabah oluyor’’ şu an radyoda çalan şarkı…Tahminim bu şarkı da bir sonbaharda yazılmıştır.
                   Sonbaharda atalardan öğrendiğimiz üzere kış hazırlığı yaparız ya karınca misali…Ben de öğle yaptım.Bahçeden toplanan domateslerden domates suları hazırlandı.Kocaman kırmızı biberler bahçede yakılan odun ateşinde patlıcanlarla birlikte közlendi, torbalanıp dolaptaki yerlerini aldılar.Taze fasülyelerle barbunyalar halledildi , onlarda dolaba kaldırıldılar.Meliha’ dan öğrendiğim yine közlenmiş kırmızı biber, patlıcan, domates, havuç, sarımsak ve tane karabiberli soslar (oldukça zahmetli, kollarımı falan yaktım) kavanozlandı. Birazda olsa reçeller yapıldı.Havalar böyle sıcak gidince heves ettim, yarın tarhana da yoğuracağım.Çok fazla değil, birazcık,oyalanmak için.Bu sene tarhananın içine yumurta da koyacağım yine Meliha’ nın tavsiyesi üzerine.Neden olmasın, erişteye koyuyoruz ya.Akşamdan yoğurdu süzüyorum, tarhana çok un kaldırmasın diye.Ha birde biraz erişte keseceğim.Tadımlık olsun yapacağım.Önemli benim için.Annemin son zamanları, hasta ve bir şey yiyemiyor.Benden sadece limonata ve erişte istiyor.Yapmaz mıyım.Çocuklar ayağımın altında olmasınlar diye sabah çok erkenden ezan saatleri falan kalkıp şöyle 5-6 yufka açardım.Kurutup, kesip o uyanıncaya kadar hazır etmek için.Halbuki o zamana kadar hiç hamur yoğurup yufka açmamıştım.O vesile ile öğrendim.
                  Bütün bunlar neden ben biliyorum, söyliyeyim sen de bil…Çocuklar biri okul, biri iş için evden gittiler ya…Boşluktan.Ev bomboş,  yüreğim parça parça, parçaları toplasam da ben etmem …