4 Nisan 2012 Çarşamba

UÇUŞAN TÜLLERİ TOPLAYAN TAVŞAN







      Bebek ve çocuk odaları veya neşeli salonlar için tül perdeleri toplamak amacıyla tasarladığım bir ürün. Perdeye öyle sıkı sarılıyor ki var gücü ile.Bulunduğu ortama pozitif enerji verdiği kesin.Bebeğiniz,çocuğunuz veya kendiniz için sahip olmak isterseniz bana gulcin58@hotmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.


3 Nisan 2012 Salı

YENİ TREND, BEBEK BEZİNDEN PASTA!..YENİ DOĞAN HEDİYESİ ALTERNATİFİ...



    Benim yakın zamana kadar pek haberim yoktu doğrusu  böyle bir alternatiften . Bir arkadaşımdan duydum. Ve hemen denemek istedim.Çok zevkli a dostlar.En sıkıcı yanı 86 adet minik bezi sıkıca sarıp pamuk ipliği ile bağlamak. Ötesi çok çabuk oluyor ve insanı mutlu ediyor. Bir kere çok iyi bir hediye  seçeneği. Minikler gözlerini açar açmaz en sık yaptıkları işlerden biri...Üstelik ilk üç ayda günde 6-7 kere değiştirmek gerekir bezlerini. Altları temiz,karınları toksa genellikle daha sakin olurlar bebekler. Bütün bu düşünceler beni BEBEK BEZİNDEN PASTA ! yapmaya yöneltti. Önce malzeme alışverişi gerekiyordu,ilk önce esas malzeme olan bebek bezlerini temin ettim. Prima benim kullandığım zamanlardan beri en iyisidir. Yeni doğanlar için olanını seçtim. Sonra süsleri,tülleri,kurdeleler ve içine konacak ekstralar. Ben Komilinin bebeklere özel üretilen organik sabununu ve Berk çorapların yine bebekler için organik pembe ve mavi minicik çoraplarını  seçtim. Kızın kiler hem pembe hem de dantelli...Sonra sırasıyla katlar oluşturuldu,hediyeler içine kondu.   En sonra da süsleme faslına geçtim.Özgür olduğum alanlarda çok mutluyum, tülleri,kurdeleleri ve süsleri istediğim gibi kullandım.Kem gözlere karşı  da bir nazar boncuğu ekledim.Doğrusu hem pembe, hem de mavinin üstünde nazar boncuğu çok güzel durdu.Böylece ben de ilk bez pasta siparişlerimi tamamlamış oldum.





      

2 Nisan 2012 Pazartesi




YGS SAVAŞI GAZİLERİ...

Uykusu az, tedirginliği çok bir geceden sonra varılan bir sabah.Kimsenin birbirine çaktırmadan yaşadığı azıcık panik, azıcık telaş arasında yapılan uyduruk bir kahvaltı.Son kontroller. Asker ocağından ağabeyin son taktikleri ve başarı dilekleri derken ve nihayet  yola koyuluş...Yolu şaşırıp 1-2 km ileriden dönüp gecikmeksizin savaş alanına varış...Ve zamanı geldiğinde kemençe yayı gibi gergin sınav salonuna yöneliş...Bu gün için bu genç insanlar tam 12 senedir hazırlandılar.Üçü de birinci sınıftan beri arkadaşlar.Tesadüf üçüde aynı yerde sınava girdiler.Atacan,Nursena ve Cengiz Can...Onların sayesinde biz anne babalar da çok iyi dost olduk.Onlar içerde biz dışarıda terledik.Sınav sonu geldiğinde gençler çıkmaya başladı.Ama bir tanesi bile mutlu çıkmadı. Her çıkan Türkçe sorularını hazırlayanlara  rahmet okuyordu. Hele bir genç kızın bir ağlaması vardı ki...Neyse bizim genç adam da çıkageldi nihayet.Alı al moru mor olmuş.Ben ne yapıp ne yapmadığımı hatırlamıyorum dedi.Baba ve ben hiç ses çıkarmadık.Haliyle oluşan yoğun trafikte sabırla bekledik,sakin yollardan eve koyulduk.Baba, trafiğin yoğun olmadığı ara caddelerde arabayı kullanmasına izin verdi,dikkatini yola versin ,biraz toparlansın diye.Ama bizim gence hiç bir şey iyi gelmiyordu.Eve geldik,yemek falan aklına gelmedi.Ancak TV den soruları tek tek cevapları alıp, baba ile ince ince hesaplar yaptıktan sonra biraz rahatladı.Ama yine sakinleşemedi. Öğretmenleri ve arkadaşları ile yapılan telefon görüşmeleri sonunda iyice rahatladı. Ağabey,  nöbete gitmeden önce fırsat bulup arayınca  son durum değerlendirilmesi yapıldı Ve her şeyin yolunda olduğuna kanaat getirdi.Ama akşam neredeyse sekiz oluyordu.Acıktığını ancak o zaman anladı." Sert " bir sınav.Birinci raunt atlatıldı. İkincisinden de bu havada çıkmak dileği ile...

18 Mart 2012 Pazar

SEN DE BEN KADAR ŞAŞIRIR MIYDIN ACABA?..

Pazar sabahı uyandığımda hava  günlük güneşlikti. İyi ama ben çok hoşlanmadım o gözümün içine giren güneşten.  Bünye alıştı pusa, kışa,kara.Fazla lüks geldi parlayan güneş.Neyse kahvaltı falan derken öğlene doğru çıktık evden,alışılmış pazar alışverişi,yürüyüş, gezme  falan için.Önce alacaklar bitsin de rahat gezeriz diye şehirdeki büyük alışveriş merkezlerinden birine gittik.Her seferinde söylenerek çıktığım bir yer burası. Niye giderim bilmem...Giriş kapısının hemen önündeki elektronik geçiş yerine geldik. Bizden önce üç kişilik bir aile elektronik  kapıdan bile geçmeden, yan taraftan  ellerini kollarını sallayarak mağazaya girdiler.Ben ve eşime sıra geldiğinde kapıdaki koruma hanım o kapıdan geçtiğim yetmiyormuş gibi beni durdurdu,çantanızı kontrol edeceğim dedi. Hiçbir zaman bu kontrollerden rahatsız olmayan bilakis görevlilere teşekkür eden birisiyimdir.Ama bu farklı uygulamayı anlayamadım.Görevliye önden gidenler kapıdan bile geçmedi,benim çantamı niye arıyorsunuz diye sordum.Cevap " o astsubay,onlar ,polisler ve eşlerini kontrol etmeyiz" oldu.Doğrusu çok kırıldım.Ben ve eşim toplam bu devlete 56 sene hizmet etmişiz.Potansiyel suçlu muamelesi görüyoruz.Böyle saçma bir uygulama olamaz.Bence herkes eşit, elbette gerekiyorsa hepimiz o elektronik kapıdan geçip,çanta v.s. kontrol edilir.Biz bu memlekette yeşil ışıkta bekleyen Cumhurbaşkanı da gördük çok şükür, astsubaya özel muamele yapan -yaptırılan- güvenlik görevlisi de.Ya yöneticilerin verdiği talimat yanlış algılandı veya güvenlikçi hanım çok işgüzardı veya ......

14 Mart 2012 Çarşamba

PEMBE DANTEL BULÜZLU BEBEK

     
                 Epey uzun zamandır bebek yapmamışım.Bu gün bunu yapmak istedim.Bir isim aradım ama bulamadım.İsmini sen koyarsın artık. Aslında bir şeye isim vermek çok güzel,ama ben yapamadım.Hoş gör sen.


           Önce büyüklüğüne karar vermeliydim.Bundan öncekiler  bundan biraz daha büyükçeydi.Bu 38 cm kadar.Azıcık tombul gibi oldu. Olsun,giysiler bol da ondan tombul gözüküyor.))) Başı,gözü,elleri, ayakları,ayakkabıları derken sıra elbisele geldi.Ben çocuklarda çocukça kıyafetten yanayım.Bakma bu kızın bulüzu dantel ama etek tam bebek işi.Ölçülerini aldım,eteği diktim.Dantel ve kurdelelerle de süslemeye doyamadım gördüğün gibi.Saçlar her zamanki gibi oldukça uğraştırdı.Veeee,ortaya bu güzel kız çıktı.Şimdi kısmetini bekliyor.




10 Mart 2012 Cumartesi

OYUN KÜPLERİ








       

                  Geçen haftaki üretimlerim den bazısı bunlar. Bu oyun küpleri. Her yüzünde başka bir hayvan aplikeli .Fil,  zürafa, maymun, kurbağa, ayı, su aygırı . Özellikle 0-3 yaş bebelerini düşünerek hazırladım.İçi  kaliteli silikon elyafla dolu,yumuşacık.Tamamen el dikişi.Her bir ayrıt ve hayvan figürleri elde  basit iğne oyası tekniği ile sabitlendi.Küçük bebeklerin oyun saatlerini şenlendirecek ,onlara hiç zarar vermeyecek, ayrıca  bu vesile ile bazı hayvanları tanımış olacak. İki kardeş veya arkadaşı ile beraberken top yerine de kullanılabilir.Daha ne olsun.....






4 Mart 2012 Pazar

BİR OYUN SEYRETTİM...KENDİME GELEMİYORUM...

  
Yazmalıyım,yazmalıyım hemen yazmalıyım...  Uzun zamandan beri , bilet bulamadığımız için gidemediğimiz oyuna bu gece bilet bulduk,gittik,seyrettik,biraz önce eve geldik ama " kendime " gelemiyorum hala...Her zaman derim,tiyatro sinemanın bir adım önündedir benim için. Bu oyunun filmini daha önce seyretmiştim. Etkilenmiştim. Ama şimdi çarpıldım açıkçası. Önce sanatçıların performansları üstünde durmak isterim. Kısacık boylu,cılız bir adam olan Barış FALAY  , sahnede " devleşti" resmen.Of of o ne emek ,ne gayret anlatmak zor. Biz seyircileri oyunun içine dahil ettiler adeta.Hele ikinci perdede oyuna öyle konsantre olmuşuz ki alkışlayamadık bile.  Tek tek hepsinin  özel isimlerini bilmiyorum, her birinin yüreğine,emeğine sağlık.Ama "kekeme" rolünü,"kızılderili" rolünü ,"başhemşire " rolünü oynayan  sanatçılar çok etkileyiciydi. Arada sahneye şöyle genel olarak bakmak istediğimde, dikkatimi tek bir oyuncu üstüne toplayamadım.Çünkü sahnenin her bir karesi ayrı bir tiyatro sahnesi gibiydi. Bence oyuncular özel insanlar,biz sade suya insanlar bir tek kendi hayatımızı yaşarken bu dünyada, onlar her oyunda başka 
hayatlar yaşıyorlar, yaşatıyorlar. Bu yaradanın kayırmasıdır, kişisel zenginliktir, farklılıktır.



  Oyunun adı  KAFESTEN BİR KUŞ UÇTU. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Süleyman Demirel Sahnesinde oynandı.  Biz bu oyunu GUGUK KUŞU ismiyle filmini seyretmiştik daha önce hatırlarsan.Olay, bir akıl hastanesine yeni bir delinin gelmesiyle başlıyor. Deli kimdir? Dışarıdaki toplumun  bir kesiti mi ? Delileri sistem mi yaratıyor? Kim deli, kim akıllı?...Bunları düşünerek kafalar afallamış bir durumdayız hepimiz.Kendime göre çıkarımım: Her şeye rağmen, hepimizin bıçak sırtı durumları olabilir.Akıl hastanesine işi vardırmadan, etrafımızdakilere dikkat edelim.Sevgi,ilgi,alaka,bazen sadece bir merhaba..Sistemin dişlileri arasında ezilmeden ...

23 Şubat 2012 Perşembe

YERE UZANMIŞ İNEK ŞEKLİNDE KİLİM


                         Daha önce  tasarladıklarımdan tek farkı büyüklüğü ve kullanım alanı .Önceki oyuncakların içinde " Süslü İnek Hanım"  vardı zaten  hatırlarsanız. Bu onun oldukça büyüğü ve yere uzanmış şeklinde olanı. Salonun bir köşesine veya çocuk odasına çok şık olabilir.
                         
                         Önce yüzünü oluşturdum.Gözlerini yaparken çok eğlendim. Azıcık mahmur ve diğerleri gibi oldukça " şaşkın " bakması için elimden geleni yaptım.Olmadı söktüm,tekrar yaptım. Beğeninceye kadar sök-yap uğraştım. Buraya koymadan önce benim beğenmem lazım. " Oldu,tamam Gülçin" deyinceye kadar uğraşmalıyım.Sıra bedene geldiğinde,  bedenin beni bu kadar uğraştıracağını düşünmemiştim doğrusu.  " Alt bedeni üst bedenin üstüne koyup makine çekiveririm " diye düşünmüştüm. Ama öyle olmadı. Bir kere üstündeki beneklerin yerleri belirlemek ve onları oralara elde aplike etmek çok zaman aldı. Sonra ayaklarının yapımı ve yerlerinin belirlenmesi...  En son içinin doldurulması...İyi de yastık gibi yerde durmayacağına göre yorganlamam gerekiyordu. Bu aşamada baya zaman aldı. Kuyruğu ve başı da yerine yerleştirince tamamlanmış oldu.
 
           















            Boyutlarını yazmayı unutuyordum neredeyse,  100 x 75 cm .Bildiğin küçük bir halı işte ama eğlenceli olanından.






18 Şubat 2012 Cumartesi

KURDELELİ AYI YASTIK

    

  Bu seferki daha farklı bir yastık. Hem sevimli, hem neşeli, hem çocukça,hem  de eğlenceli olsun istedim.Tamda istediğim gibi oldu. " Ağzı kulaklarına varan" cinsten.  Kurdelelerini de unutmadım,  güzelliğine güzellik katmak için. Dekoratif bir yastık ya da oyuncak.


MAVİ ARABALI YASTIK

   

        Tamamen el yapımı. Arabanın her bir renkli parçası ayrı ayrı kesildi, elde ilik işi ile  kaliteli sağlam  koton  iplik kullanılarak diğer parçalara tutturuldu. Öyle ki direksiyon, ön-arka tamponlar bile unutulmadı.  Sonra tamamlanan araba formu borda zemin üzerine aplike edildi.  Yastık  formu verilerek 42 x  32 cm boyutlarında dikildi.En iyi kalite silikon elyaf ile doldurulup tamamlandı.Dekoratif bir yastık veya oyun arkadaşı.

12 Şubat 2012 Pazar

SON ÜRETTİKLERİM...



                            
      
 BUNLAR EN SON ÜRETTİKLERİM...

-SEVGİ AYICIĞI

25 X16 cm ebatlarında.Ayrıca 20 cm ham ipten kordon yapılmıştır.Kapı süsü veya sevginizi ileten bir nesne...Ne anlamda kullanırsanız...Her durumda duru bir sevgi ifadesi.



-HELLO KİTTY

10 x 8 cm ebatlarında.Anahtarlık,magnet,saç tokası ya da taç olabilir.Sipariş vermek isterseniz ne amaçla kullanmak istediğinizi bildirmeniz yeterli.


-

Anahtarlık&magnet

Meşhur Angry Bird ' lerden kırmızı olanı.İsterseniz aparat takıp anahtarlık olur,isterseniz magnet.Sipariş verirken bildirmeniz yeterli.








        - HELLO KİTTY BEBEĞİ   
                 



             45 x 30 cm boyutlarında,sevimli bir oyun arkadaşı. Kedi dostu bir sevgili dost için özel üretildi.Oynarken beni hatırlaması dileği ile.
                






8 Şubat 2012 Çarşamba





GÜLİZARIN OYUNCAKLARI  BİR KEZ DAHA'' EN MODA'' SAHNESİNDE....

Evet dostlar , Gülizarın Oyuncakları olarak bir kez daha En Moda sayfalarındayız. Sevgili Bayan Kaplumbağa, Kedi-fare, Anne kanguru, Zombi,İlikli-düğmeli yastık, Bayan bahçıvan tavşan, Mor antenli  kırmızı-turuncu uğurböceği yastıklar. Kısmetleri açık olsun.

4 Şubat 2012 Cumartesi

                        HAFTA SONU İZMİR -  KUŞADASI   KAÇAMAĞI    

Geçen hafta sonu ailece " asker ziyareti"  maskesi altında  kısa bir haftasonu tatili yaptık. Şehirde kar varmış falan, kimin umurunda . Akla konulmuştu bir kere.   Yapılmasa olmaz..Hani bir düşünce sisteminde vardır ya " sen bir şeyi istersen bütün evren senle olur" .Tam da öyle oldu. Önce itinayla yol hazırlıkları yapıldı. Aracımız hazırlandı, battaniyeler alındı, yiyecek-içecek stoku yapıldı, yola revan olundu.  Yolculuğumuz sıkıntısız geçti.  Soğuğu yerinde pırıl pırıl bir İzmir sabahında askerimizi  "evci"olarak  aldık kışladan. Yemek yenecek ve "iş icabı" gezilecek yerler önceden belirlenmişti zaten."En zayıf halka"  olarak ben mızıklayıncaya kadar gezdik güzel şehri.Sonra konaklamak için verelini Kuşadası.Bu şehrin en zor yanı konaklamak.Kamu konaklama yerlerinin çoğu "Vanlı depremzedelere" ayrılmış. Ya da dolu. Sonra gelenler ünlü çok uluslu oteller veya 4-5 yıldız rütbesindekiler. Yani " bizi aşar abi" durumu . Eşimle konaklayacak yer araştırırken çevre il ve ilçeleri de dahil ettik işin içine .Kuşadasında karar kıldık .  İyi ki de öğle yapmışız.Daha önce gittiyseniz bile buraya bir de bu mevsimde gitmeyi deneyin.Ama bu kadar soğuk olmasın yine de. Apaydınlık kış güneşinin odaları doldurduğu güzel manzaralı otelimize yerleştik.Sıcaktı,kesintisiz sıcak suyu vardı,temizdi.Ama adını hatırlayamıyorum şimdi.Ben duyduğum huzuru sadece mevsim icabı olan tenhalığa bağlamıştım.Şimdi düşünüyorum da yaşananlardaki tadı arttıran "evlat sevgisi" ve "aile sıcaklığı " olsa gerek.  Bu resimleri de orada çektim.




BU LİMANIN " SARIŞIN KIŞ GÜZELİ", kendini limanın  sahibi zannediyor.









BUNLAR DA GÜZELİM  KUŞ ADASININ  KIŞ MANZARALARI,  hadi hayal gücünüzü kullanın... 


















2 Şubat 2012 Perşembe

14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ ÜRÜNLERİ

  SEVGİ ÖNLÜKLERİ
Bunlar kadın - erkek mutfak önlükleri. Neyin yolu ''mideden geçerdi'' unuttum.Sevginin yemekle bir ilişkisi olduğunu düşünüyorum. Aç karnına hiç bir şey iyi gitmez. Ama bu önlükler,sevgiyi çoğaltmaya yardımcı olabilir.


Aynı düşüncelerle ürettiğim önlüklerin siyah olanları.








                                  SEVGİ BATTANİYELERİ

Bunlar da "sevgi battaniyeleri" . 140x 200 cm ebatlarında. "Sevginin de battaniyesi olur muymuş" deme. Ben yaptım oldu. Bence, sevgiyi çağrıştıran her şey güzeldir.Barıştır ,aşktır,kutsaldır,kıymetlidir,değeri bilinmelidir. .Penguenler nasıl da sokulmuşlar birbirlerine muhabbetle... 14 Şubata ve yaşadığımız soğuğa uygun.




                        SEVGİ YASTIĞI



"I ONLY WANT YOU" Sadece sana ihtiyacım var...Ne kadar arı, ne kadar dümdüz bir cümle. Açıklamaya ihtiyaç bile yok...Götür sevdiğine ver,hislerinin tercümanı olsun. 45 x 45 cm ipek keten kumaştan dikilmiş yastık.

                         SEVGİ AYICIĞI



KIRMIZI KALPLİ AYI YAVRUSU, Patilerinin arasında yapışkan cırtlarla duran bir kalp taşıyan ayı yavrusu. Bu yavru ayılara neden böyle bir "misyon" yüklenmiş bilmiyorum.Bildiğim çok sevimli ve ben onu çok severek yaptım.Kucağınıza aldığınızda yeni doğmuş bir bebek gibi kucağınızı dolduruyor.45 x 25 cm boyutlarında.Elbette saf bir sevgiyi çağrıştırıyor.                                                                          

               SEVGİ ÇERÇEVELERİ


21 x 18 cm ebatlarında, camlı fotoğraf çerçevesi. Ama bildiklerinden farklı.Onunla , çok "sevdiğinle" çekilmiş bir fotoğrafını korumaya alabilirsin.Sol alt köşedeki kalp durumu vurguluyor ...




                          ÇİÇEK AÇMIŞ SEVGİ KALBİ 

























Ah bu kalp,adı nedir bilmem." Yürek sızısı mı"," Gönül ağrısı mı"," Çiçek bahçesi mi"," Hayat kaynağı mı"...Bence ne anlam verirsen,o.