4 Şubat 2013 Pazartesi

ZEYNEP’ İN ADA' SININ BEBEK YATAĞI









     

      Ben çocuklarım için de bu yataktan yapmıştım. Son derece kullanışlı ve pratik geldiği için bebek çeyizi hazırlarken ilk önce aklıma bu bebeği kucağa alırken kullanılacak yatak geliyor. Daha önce de bir çok defa yapmıştım.Şimdi sevgili kuzenim Zeynep’ in minik Ada’ sı için tasarladım ve diktim 

      Hiçbir yaptığım bir öncekinin aynısı olmadı, hep değişik modeller tasarlamak beni dinamik kılıyor. Daha çok hevesli ve heyecanlı oluyorum. Açıkçası beni en mutlu eden, bu tasarım kısmı…

      Ölçüleri 67x 45 santim, etrafının fırfırı ucundaki beyaz fistosu ile beraber 7 santim.
       
    
     Şimdi ,yeni doğan için kocaman gibi geliyor ama bu yatak çok amaçlı , devamlı kullanılabiliyor .
 
Yeni doğduğu ilk aylarda minik bebeği kucağa almak zor olur, genellikle erkekler daha bir çekinir bebeği kucağa almaya. Halbuki bu yatağa yatırdığın bebeği rahatlıkla kucağa alabilirsin. Ayakta sallamak için de kullanabilirsin. Çok da rahat olur. İlerleyen yaşlarda artık baş yastığı olarak kullanır . Benim bebeklerim üstündeki aplikelerle konuşurlardı bile.Sonraaaaaa, sonra biz anneler onların bebekliklerinin hatırası olarak saklarız. Kokladığımızda mis gibi  bebek kokularını hatırlamak için...

 
  

   Önce aplikeleri oluşturmakla 
başladım. Çizimleri epey zamanımı aldı. Sonra uygun kumaşlar seçildi, hepsi önce telalandı . Biraz daha düzün ve dik durmaları için. Sonra oyma işlemi, parçaları uygun yerlere yerleştirip renkli ipliklerle yastığın yüz kısmına gelecek kumaş parçasına  aplikasyonları yapıldı. Şekillerin ağız-göz işlemeleri, fiyonkları takıldı. Yastığın çevresinin iki katından biraz fazla ( yaklaşık 4,5 metre 8 santimlik aynı kumaştan fırfır için parça kesildi. Uzun kenarlardan biri kıvrıldı ve bu kenara bir santimlik beyaz fisto dikildi. Diğer uzun kenar büzülüp yastığın etrafına takıldı. Tabi arka ortasında içini doldurmak için açıklık bırakıldı. İçi için,  yastıkla ayni büyüklükte pamuklu kumaştan  dikilen iç mitil yastık kaliteli elyaf ile dolduruldu.

      Tasarlaması ,dikmesi ayrı zevk, kullanması çok rahat bu bebek yatağının dikimi hakkında anlaşılmayan bir konu varsa ya da sipariş vermek isterseniz gulcin58@hotmail.com’ dan bana mesaj atabilirsiniz.
,

2 Şubat 2013 Cumartesi

PATCHWORK (KIRKYAMA ) BEBEK ÖRTÜSÜ-ZEYNEP' İN ADASI' NA



       Uzun zamandan beri bunun gibi bir peçvörk ( kırkyama)  çalışması yapmak istiyordum.Bazen aynı şeyleri üretmekten bıkıyorum, değişiklik istiyorum.Tam zamanına denk geldi, kuzenim Zeynep’ in bir kız bebeği dünyaya geldi.Fırsat   bu fırsat hemen kolları sıvadım.

        
         


     

          İşe, uygun renk ve desenlerde kumaşları seçme ile başladım. Sonra onlardan yapacağım büyüklüğe göre 8x8 cm lik parçalar kestim. Küçük bebek için küçük parçaların daha uygun olacağını düşündüm. Bu parçalar birleşince 6x6 cm kalacaklar. Renkleri kendi uygun gördüğüm gibi , dokuz parçayı yan yana düzgünce diktim. Bu oluşan şerit, örtünün  enini oluşturdu. Önce tersinden , sonra  yüzünden ütüledim. Renk ve desenleri birer kaydırarak bu şeritlerden on bir tane oluşturdum. Her seferinde yeni oluşturduğum şeridi ütüleyip bir öncekine diktim. Yukarıdan aşağı on bir sıra olunca , bana göre istediğim büyüklüğe erişmiş oldum.

      
       Bunca zaman sonra kullandığım dikiş makinamın  yorganlama yapma özelliğin olduğunu da bu arada farkettim.
      
        

          Yorganlama için, bitmişi  9 x 11 kareden oluşan  örtünün her kenarından beşer santim fazla ( benimki 70 x 80 cm oldu) tabaka elyaf  ve ayni büyüklükte ince pamuklu beyaz astarlık kestim. En üste peçvörk parçam, ortada elyaf, en altta da pamuklu kumaşım var şimdi.Makinamın yorganlama ayağını taktım ve uygun bulduğum desenle yorgan lamamı tamamladım.
       

      

        En sonunda l6 santimlik, örtünün dört kenarı toplamı uzunluğunda pembe kumaştan şerit kesip, kenarlarına çevirdim.
       
       Kuzenim Zeynep bebeğine ADA ismini vermiş. Ada’ nın peçvörk örtüsü tamamlandı. Şimdi ona  sevimli aplikelerle süslü küçük bir yatak yapıyorum. Kucağa alırken  veya ayakta sallarken kullanılacak. Biz çocukları büyütürken ayağımızda sallardık. Şimdi gençler bunu yapıyor mu bilmiyorum.Yatağın yapılışını da sizlerle paylaşırım.
       
       Yapılışla ilgili anlaşılmayan bir konu varsa ya da sipariş vermek isterseniz bana gulcin58@hotmail.com' dan mesaj atabilirsiniz. 

25 Ocak 2013 Cuma

HAYALLER VE YEMEKLER



                Acele etmeliyim, elim ayağıma dolaşmadan sırasıyla işlerimi bitirmeliyim. Çocukların sevdikleri yiyecekleri hazırlamam zaman alıyor,ama olsun zevkle yapıyorum.Önce tatlılardan mı başlasam yoksa tuzlulardan mı? .   
                Bak bunu küçükken babası da çok severdi, küçük oğlanın iki yaşındaki kızı var ya o da bayılıyor. Kilo almalarını istemiyorum, çocukları büyütürken bilemedik, yesinler diye çok ısrar ettim ,bir öğün atlasa ölecekler sanıyordum.Şimdi öyle düşünmüyorum, ama yine de iştahla yemeleri hoşuma gidiyor.
                Bu pasta gibi şeyin tarifini bir arkadaşımdan  almıştım yıllar evvel. Adını söylemişti, şarlot mu ne öğle bir şeymiş işte. Bal gibi kremalı pasta, uyduruk isim koymuşlar. Önce kremasını hazırlamalıyım; bir litre süte üç kaşık un, bir su bardağı toz şeker, iki-üç yemek kaşığı kakao karıştırarak pişirilecek. Sonra içine fındık , ceviz evde buna benzer ne varsa katılacak. Ben biraz da limon veya portakal kabuğu da koyuyorum. Şimdi hazır pasta altlıkları varya onların bir katını ikişer santimlik küpler halinde kesip, servis yapacağın kabın içine alacaksın. Üstüne hazırladığın kremanın yarısını döküp fazla hırpalamadan hafifçe karıştıracaksın. Sonra diğer kat pastaban için de aynı küp şeklinde kesme işi ve kalan kremayı döküp yine nazikçe halledeceksin. Sonra çukulatalı hazır sosu iki bardak süt ile pişirip sıcakken hepsinin üstüne dökeceksin. Ben çocukların daha hoşuna gittiği için muz ve portakal ile süsledim. Göründüğünden daha da lezzetli inan ki.
            
                Büyük oğlanın bu sene okula başlayan oğlu da aynı babası gibi, sessiz,akıllı, huzurlu, halden anlayan bir büyük insan sanki. Yavrum, küçük adamım benim babaannesinin arkadaşı… O da açmayı çok sever. Yapmaz mı babaannesi ona.İşi biraz  uzun ama olsun, paşam mutlu olsun. Aslında kendime söz vermiştim, çocukları yemekle ödüllendirmeyeceğim diye. Zaten acıkınca ,istediği kadar yer  ama bu alışkanlık ne zor bir şey….Olsun burası ata evi, burada biraz şımarılacak… 
         
                Şimdi açma için yaklaşık altı bardak elenmiş unun içine ,bir paket kuru maya, bir su bardağı sıvı yağ ( çok ama, her zaman yapmıyorum zaten..) çeyrek su bardağı toz şeker, iki yumurta beyazı (sarıları üstüne sürülecek), bir şişe maden suyu, bir tatlı kaşığı tuz. Bütün malzemenin oda ısısında olması gerekli. Karıştırılacak ama yormadan, kibarca şöyle. Üstüne bir bez örtülüp bir saat kadar dinlendirilecek. Bu malzemeden benim tepsilerime göre on iki tane çıkıyor. Yine kibarca hafif genişlet içine eritilmiş tereyağı sür, kıvır ve simit şekli ver, üstüne yumurta sarısı , susam, çöretotu serp bir saat daha beklet. Isıtılmış fırında l5-18 dakika kadar pişir. Pastanelerde satılanlar havasını alır , öğle güzel olurlar kiii…Tosunum bayılır .
         
                Gelinleri de nazlamak lazım. Oğullarımı seviyorlar, sayıyorlar, çocuklarına iyi bakıyorlar daha ne isterim. Ben de onları gönüllerim elbette. Büyük gelin kuru köfteyi sever, yavrum çalışmaktan her zaman yapamıyor. Onun için yapmaz mıyım. Zaten çok da kolay. , hazır olunca atıştırmak hoşuna gidiyor .Bildiğin köfte malzemeleri, kıyma,soğan, karabiber, kimyon, biraz acı biber, tuz, maydanoz hepsi bu.Yoğurdum mu tamam. Bunları ceviz iriliğinde alıp avuç içi ile şekillendirip, bol yağda tavayı sallayarak kızartıyorum. Tamam işte hazır, maksat birine değer verdiğini hissettirmek.
     


Aman eksik              olmasın , küçük gelinde un kurabiyesini çok sever.Bunu da çok uzun yıllar önce kıymetli Güzin arkadaşımdan almıştım tarifini. Büyük oğlum da bayılır. 
        
               Dokuz kahve fincanı elenmiş una bir kahve fincanı pudra şekeri ve iki yüz elli gram oda ısısında katı yağ yavaş yavaş yediriliyor. Fındıktan biraz büyük parça alıp yuvarlıyorsun. Isıtılmış fırında hafif pembe oluncaya kadar pişiriyorsun. Sakın fazla pişirme. Tabağa yerleştirmeden önce bir kaseye koyduğun pudra şekerine bula.Mis gibi un kurabiyesi.

          
           .....


              Yukarıda yazdıklarım hayallerim. Belki bundan en az on yıl sonraki hayatımın bir kesiti olabilir. Ama yiyecekler ve tarifler gerçek. Yapıldılar ve fotoğraflandılar.Şi mdilik sadece o bahsi geçen çocukların gelecekteki babaları ve hanımkızların eşleri için…



8 Ocak 2013 Salı

KARDA KIZAK KAYMAK



    Rahmetli babam, çocuk ruhunu  ve ihtiyaçlarını  iyi anlayan bir insandı. Uzun yıllar  önce Cengiz Topel Havaalanının inşasında taşeron olarak çalışırken ben ve benden bir yaş büyük  erkek kardeşim dört ve beş yaşlarındaydık . Sadece bizim sağlıklı bir çocukluk geçirmemiz için İzmit merkezden havaalanına da yakın olan Büyük Derbent’ te taşınmıştık. Bazen, hafta tatilindeyken trenle İzmit merkezde kalan yakınlarımızı ziyarete giderdik. Bu nadir olabilen bir şeydi  , çünkü babam fazla izin kullanamazdı 
.
    Dedim ya babam çocuk ruhundan anlayan adam. Bize, kar yağarsa kızak yapacağını söylemişti. Bir kış günü  nadir olan İzmit ziyaretlerinden birini yapmak için yola çıktık, dedemlerin  evine vardık, biraz sonra hava bozmaya ardından kar yağmaya başladı. Babam bizi yanına alıp, evdekilere de biraz dolaşacağımızı söyledi, annemi dedemlerde bırakıp çıktık evden.













     Akşama dedemlere döndüğümüzde annem  pantolon ve kazaklarımızın sabahkilerden farklı olduğunu görünce hemen anladı. Sevgili ve sonsuz sabırlı babam,  kardan faydalanmamız ,oynayabilmemiz ve tabii ki de bize söz verdiği için ilk trenle doğruca bizi yaşadığımız köye geri götürmüştü. Söz verdiği gibi zaten mesleği olan marangozluk berecisi ile çabucak kızağımızı yaptı,  kardeşim ve ben yoruluncaya kadar kızak kaydık, kar oynadık. Sonra üstümüzü değiştirip tekrar trenle annemin yanına dedemlere geri götürmüştü…

   Bu sabah her yeri bembeyaz ve çocukları kar oynarken görünce hayatımın bu kesitini hatırladım…Bir de küçük bir delikanlıya verdiğim sözü.Melih, eşimin kız kardeşinin oğlu.Ona  kar yağınca kızak alacağıma söz vermiştim.Allahtan ana yollar açık, istediğim gibi olanı da buldum, aldım.Melihler Sapanca’ da yaşıyorlar.O tarafa bu sefer daha çok yağmış, her yer masallardaki gibiydi.

Melih sevindi, ben ondan çok sevindim.Hem verdiğim bir sözü tutmuş oldum, hem yıllar öncesini hatırladım ,mutlu oldum.

24 Aralık 2012 Pazartesi

PASTEL TONLARINDA KUZU APLİKELİ BEBEK BATTANİYESİ








       Daha önce tasarlayıp diktiğim bebek battaniyesini  bu sefer başka renklerde diktim.Bu renkler pastel tonlarda olduğu için daha hoş oldu gibi.
     
       Bu tonlar Dilara bebek için seçildi.